YENİ ÇIKAN KİTAPLARIM

CEZA HUKUKU VE İNSAN HAKLARI PERSPEKTİFİNDEN İSLAMOFOBİ

Doç. Dr. Ergin Ergül

(İİT Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu “İslamofobi: Bir İnsan Hakları İhlali ve Irkçılığın Çağdaş Görünümü Çalıştayı” Sunumu, 16-17 Ekim 2018, İstanbul)

 Giriş

Günümüzde, toplum düzenini korumayı amaçlayan kanunlarca suç sayılan fiillerle, kamu makamları tarafından bireylere karşı insan hakları ihlali teşkil eden fiiller arasında, bir ayrım yapılmaktadır. Aynı ayrımı, 600 yıl önce ünlü Müslüman düşünür ve kamu hukukçusu İbn Haldun da yapmıştır.

O,belki de tarihte ilk defa, günümüzdeki “insan hakları” kavramına karşılık gelecek şekilde, “insanların hakları” kavramını kullanmıştır. Ayrıca,“adaletsizlik” teşkil eden fiillerin, sadece iktidar ve kamu otoritesini kullananlar tarafından işlenebileceğini ifade ederek, suç oluşturan fiillerle, insan hakları ihlali oluşturan fiiller arasındakiayrıma dikkat çekmiştir.

Hukuki açıdan bakıldığında, İslamofobi olgusu ve sorunu, suç fiillerine, insan hakları ihlallerine ve soykırım ileetnik temizlik gibi uluslararası suçlara yol açabilmektedir.Şimdi bunları sırasıyla ele almak isterim. Daha Fazlasını Oku

İBN HALDUN MODERN EKONOMİNİN UNUTULMUŞ BABASI MI?

Doç. Dr. Ergin Ergül

Giriş

İbn Haldun (1332-1406), Mukaddime adlı eşsiz eseri ve bu eserinde temellerini attığı “umran” yani “genel toplum ve medeniyet” bilimi ile evrensel ölçekte tanınan ve büyük saygı gören bir isimdir. O, kişiliğinde bilim, bilgelik, kamu görevi ile siyaset ve hukuku kaynaştırmış, çok yönlü ve gelmiş geçmiş en ünlü Müslüman bilgin ve düşünürlerdendir. Mukaddime ‘de kullandığı, gözlem, analiz, objektiflik ve eleştiriye dayanan bilimsel yöntem, düşünürün modern çağda benzersiz bir ilgiyle karşılanmasının ve saygı görmesinin başlıca nedeni olmuştur. Onun insan, toplum, otorite, iktidar, medeniyet ve devlete olgusal, açık, gerçekçi ve pragmatik yaklaşımı, düşüncesinin evrenselliğinin, tazeliğinin ve güncelliğinin başlıca sebebidir.[1]

İbn Haldun batılı araştırmacılar tarafından çok yönlü bir düşünür olarak tarih felsefesinden sosyolojiye, medeniyet tarihinden siyaset bilimine birçok bilim dalında modern anlamda bir öncü olarak değerlendirilmektedir. Bütün evrensel şahsiyetler gibi kendi çağını aşan bir düşünür olarak ele aldığı konularda ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Daha Fazlasını Oku

HUKUKÇU VE YÖNETİCİLER İÇİN MEVLANA BİLGELİĞİ, ERGİN ERGÜL

04

 

Yayınevinin İnternet Sitesine Ulaşmak İçin Tıklayın.

ÖNSÖZ

İslam dünyasının Mevlâna olarak, Batı dünyasının Rumi diye bildiği evrensel sufi bilge ve düşünür, çok yönlülüğü içinde aynı zamanda yetkin bir hukukçu, devlet teorisi ve siyaset düşünürü kimliğine sahiptir.

Mevlâna’nın eserlerine günümüz sosyal bilimleri perspektifinden bakıldığında, çağdaş hukuk ve siyaset gündeminin birçok konusuna değinildiği görülmektedir. Onun zengin düşünce dünyası ve hayatı incelendiğinde, insanlığın günümüzde karşı karşıya kaldığı birçok sorunun çözümünde hukukçular, yöneticiler ve siyasetçiler için referans ve ilham kaynağı olabilecek tespit ve önerilerle karşılaşılmaktadır.

O, çalkantılı, çatışmalı ve yoğun iktidar mücadelelerine sahne olan bir dönemde, gündelik siyasi çekişmelerden uzak kalmayı seçmiştir. Ancak bu durum, onun toplumun sorunlarına kayıtsız kaldığı anlamına gelmemektedir. Bilakis o, bireyin, toplumun ve insanlığın sorunlarını dikkatli şekilde gözlemlemiş ve eserlerinde bunların kaynağını adaletsizlik, kötü yönetim, ayrımcılık, baskı, şiddet, bağnazlık, aşırılık ve yolsuzluk gibi sebeplerle açıklamıştır. Tüm bu sorunlara çözüm olarak ise, hak, adalet, özgürlük, eşitlik, sevgi, kardeşlik, birlik, insanlık onuruna saygı, hoşgörü vb. evrensel insanlık değerlerini öne çıkarmıştır. Günümüzde de insanlığın temel beklentisi olan bu değerler, onun engin düşünce dünyasını modern toplumların hukuki, siyasi, idari ve sosyal sorunlarının çözümünde adres yapmaktadır. İnsanlık küresel çağın gerektirdiği hukuk ve siyaset felsefesini onun derin ve engin düşünce dünyasından çıkartabilir. Daha Fazlasını Oku

MEVLANA PERSPEKTİFİNDEN KAMU YÖNETİMİNDE LİYAKAT VE EHLİYET İLKESİ

ÖZET

Mevlânâ Celâleddin Rûmî çok yönlü evrensel bir düşünür olarak, güncelliğini yitirmeyen düşünceleri ile kamu sektöründe iyi yönetim alanında da ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Kamuda iyi yönetim ilkelerinin başında gelen liyakat ve ehliyet ilkesi Mevlânâ’nın engin düşünce dünyasındaki temel kavramlar arasında yer almaktadır. Bireylerin mutluluğuna ve toplumda birlik, barış, huzur ve refaha büyük önem veren ve adil bir toplumu hedefleyen Mevlânâ, kamu görevlerine liyakat ve ehliyet sahibi insanların getirilmesini söz konusu hedeflere ulaşmanın kaçınılmaz vasıtası olarak görmektedir. Mevlânâ’ya göre liyakat ve ehliyete dikkat edilmesi, aynı zamanda adaletin gerçekleştirilmesiyle de ilgilidir. O, devletin ve iktidarın geleceğini düşünen devlet adamlarının bu önemli ilkeyi uygulamada tavizsiz davranmalarını ve titizlik göstermelerini bekler. Diğer yandan devlet adamlarının ve yöneticilerin ehil ve uzman kişilerin danışmanlığından yararlanmaları üzerinde de önemle durur.

Anahtar Kelimeler: Mevlânâ Celâleddin-i Rûmî, Mesnevi, ehliyet, liyakat, kamu yönetimi

Akademik Ombudsman, Yıl/Year: 3 Sayı/Issue: 6 Ocak-Haziran /January-June 2017 S.79.

Makalenin tamamına ulaşmak için bu bağlantıyı tıklayınız.