Kitaplar

Un poet de la liberté, de la Justice et de l’amour RÛMÎ – Dr. Ergin ERGÜL

INTRODUCTION 

Comme un compas, un pied fixé sur ma foi, l’autre pied circule dans les 72 nations. Rûmî

 Mawlanâ Jalâl ad-Dîn Mohammed, plus connu en Occident sous le nom de Rûmî, est l’un des plus grands génies de l’histoire humaine et une personnalité hors du commun à la sagesse universelle. Huit siècles plus tard, il continue d’éclairer les chercheurs de sens, en quête d’eux-mêmes ou de la vérité. Rûmî est un guide sans pareil et une source d’inspiration unique, aussi bien dans la recherche d’un mieux-être personnel que dans la quête d’une solution aux nombreux problèmes qui affligent le monde.

 Sa pensée s’exprime par des métaphores à la fois originales et éblouissantes dans lesquelles il se compare à une flûte ou à un compas pour mettre en exergue son rôle de guide :

Soixante-douze[1] peuples entendent de nous leur propre mystère, nous sommes comme une flûte qui, dans un seul mode, s’accorde avec deux cents religions et sectes. [2]

Comme un compas, un pied fixé sur ma foi, l’autre pied circule dans les 72 nations.[3]

La vie, l’œuvre et la pensée de Rûmî en ont fait l’une des figures universelles les plus étudiées. Bien que pas un jour ne passe sans que de nouvelles découvertes fascinantes sur les mystères de l’univers ne viennent enrichir notre connaissance et s’ajouter aux découvertes passées, de nombreux autres domaines sont encore inexplorés, alors même qu’il suffirait de puiser à la sagesse de Rûmî et de son œuvre visionnaire. DEVAMI

THE INDEPENDENT PERMANENT HUMAN RIGHTS COMMISSION OF THE ORGANIZATION OF ISLAMIC COOPERATION: ORGANIZATION, STRUCTURE, MISION AND VISION

Islam calls for full equality among people regardless of their race, religion, language, ethnic origin or social status, etc. The Organization of Islamic Cooperation (OIC) is the first intergovernmental organisation in the history of Islam. As an international organization, The OIC is the second-largest intergovernmental organization in the world with constituency of 57 members, surpassed only by the United Nations.

Along with the amendments in the OIC’s charter in 2008, the Independent Permanent Human Rights Commission (IPHRC) was created by the member states as the first ever human rights expert body of the IslamicWorld operating in an intergovernmental framework. This advisory mechanism was necessary not only to assist Member States in implementing appropriate policies in line with fundamental human rights but also to dispel the growing misperception about the incompatibility between Islam and human rights.

The fact that the Commission consisting of 18 members started its activities in 2011 has been widely acknowledged as a positive step particularly in the human rights circles. In this respect, the Commission has certainly enhanced the visibility of the OIC in the international field. However the success of the Commission also depends on the efficiency of implementation. Therefore it is important that it does not fall behind other mechanisms in the international arena in terms of implementation. DEVAMI

İslam İşbirliği Teşkilatı Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu Kuruluşu, Yapısı, Misyonu ve Vizyonu

 ÖNSÖZ

 2011 yılında faaliyete geçen İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu (BDİHK), uluslararası alanda en yeni insan hakları mekanizmasıdır. BDİHK İslam Dünyasında alanında ilk kuruluş olarak uluslararası insan hakları kamuoyunda oldukça olumlu karşılanmıştır. Kuruluşundan bu yana geçen kısa zaman diliminde, uluslararası araştırmacılar tarafından hakkında çok sayıda rapor ve makalelerin kaleme alınması da bu durumun bir göstergesidir. Ağustos 2012 tarihinde, 2. Olağan toplantısını Ankara’da yapması, BDİHK’nın Türkiye’de de gündeme gelmesini sağlamıştır. Uluslararası alanda yeni bir mekanizma olarak 2013 Kasım’ında İstanbul’da Hukukun Üstünlüğü Derneği ve Şehir Üniversitesi işbirliği ile gerçekleştirilen ve konuşmacı olarak davet edildiğim bir etkinlikte, Komisyonun yapısı, görev ve yetkileri, misyonu ve vizyonu hukukçulardan ve akademisyenlerden oluşan seçkin bir ekip tarafından derinlemesine irdelenmiştir.

Ağır insan hakları sorunları ile boğuşan BM’den sonra dünyanın en geniş uluslararası teşkilatı İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin halkları ve Arakandan Orta Afrika Cumhuriyetine sistematik insan hakları ihlalleri ile karşı karşıya olan dünyanın çeşitli yörelerindeki Müslüman azınlıklar açısından BDİHK bir ümit ışığı olarak ortaya çıkmıştır. DEVAMI

MODERN HUKUK SÖZLÜĞÜ

ÖNSÖZ

Fransızca her ne kadar XIX’uncu yüzyıldaki bir numaralı diplomasi ve uluslar arası ilişkiler dili olma (lingua franca) özelliğini günümüzün evrensel dili İngilizceye bırakmışsa da, yine de uluslararası bir dil olma niteliğini sürdürmektedir. Bu bağlamda, Avrupa Konseyi’nin ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İngilizceyle birlikte ikinci, Avrupa Toplulukları Adalet Divanının ise yegane resmi dili olduğu, ayrıca BM’in resmi dilleri arasında yer aldığı ve Frankofon ülkelerin sayısının 50’yi bulduğu hatırlanmalıdır. Ülkemizin idarî yargı sisteminin tamamen Fransa’dan etkilenmiş olması ve bazı kanunlarımız üzerinde Fransız ve İsviçre mevzuatı etkisi, Fransızca’yı Türk hukukçuları açısından özellikle önemli kılmaktadır.

Bu eserin Fransızca-Türkçe bölümünü 2002 yılında yayınlamıştım. Bu mütevazi çalışmaya ilişkin aldığım olumlu geri bildirimlerin verdiği motivasyonla geçen on yılda bu bölümü genişlettim. Ayrıca, uluslararası hukuk alanındaki deneyimlerimin ışığında uzun süren bir çaba ve emekle Türkçe-Fransızca bölümü hazırladım. Bu özelliğiyle Türkçe’de ilk defa Fransızca’dan Türkçe’ye ve Türkçe’den Fransızca’ya bir hukuk sözlüğü tek bir cilt olarak yayınlanmaktadır. DEVAMI

ANAYASA MAHKEMESİ ve AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU ve UYGULAMASI

 ÖNSÖZ


İnsan hakları ihlallerine maruz kalan veya kaldığını düşünen bireylerin haklarını elde etmeleri ile gerektiğinde zararlarını tazmin etmelerine yarayan ulusal veya uluslararası bir mekanizma olarak bireysel başvuru, insan haklarının korunması ve geliştirilmesinde önemli işlev gören bir kurumdur.

Türkiye’de anayasal bireysel başvuru yolu 23 Eylül 2012 tarihi itibariyle, bu tarihten sonra kesinleşen nihai işlem ve kararlar aleyhine işlerlik kazanmıştır. Ancak bölgesel insan hakları hukuku çerçevesinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine (AİHM) bireysel başvuru yolu 1987 yılından beri kullanılmaktadır. AİHM’ye ülkemizden yapılan başvuruların miktarı ve başvurucuların talepleri doğrultusunda verilen ihlal kararlarının sayısı göz önüne alındığında, bu konuda başvurucuların hayli başarılı olduğu gözlenmektedir. Dolayısıyla Türkiye ulusal bireysel başvuru yoluna bu önemli uluslararası deneyimle geçmektedir.

Almanya ve İspanya gibi ülkelerde bireysel başvuru yolu, anayasalarda yer alan temel hak ve özgürlüklerin korunması konusunda önemli bir rol oynamaktadır. Ancak anayasa değişikliği ve kanun gerekçelerinde bireysel başvurunun Türk hukuk sistemine yansıtılmasının temel nedeni, Türkiye’den AİHM’ye giden başvuru sayısınının azaltılması olarak ortaya konulmaktadır. Bireysel başvurunun uygulamada olumlu yan etkilerinden birisi AİHM’ye başvuru sayısını azaltmak olsa da bu yolun başlı başına bir temel hak ve özgürlükleri koruma mekanizması olarak görülmesi ve işletilmesi, etkin bir koruma mekanizması haline gelmesi açısından önem taşımaktadır.

Anayasa Mahkemesi Kuruluş Kanununun ve İçtüzüğünün bireysel başvuruya ilişkin hükümlerinin incelenmesi, AİHM teşkilatlanması ve içtüzüğünün bu hükümler üzerinde belirgin etkisini ortaya koymaktadır.

AİHM gelecekte, hiç de arzu edilmeyecek şekilde, ulusal bireysel başvuru yolunun tüketilmesi gereken bir iç hukuk yolu teşkil etmediği kararı vermedikçe, bireysel başvurucu, AİHM’ye başvuru yapmadan önce Anayasa Mahkemesine başvurmak zorundadır. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararından tatmin olmamışsa AİHM yolu açıktır ve muhtemelen de kullanılacaktır. Her hâlükârda Anayasa Mahkemesinin, önüne gelen başvuruları incelerken temel yol göstericisi ve referansı AİHS hükümleri ve AİHM içtihatları olacaktır. DEVAMI

ANAYASA MAHKEMESİ ve AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU ve UYGULAMASI KİTABINA AİT CD İÇERİĞİ

ANAYASA MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU FORMLARI VE İLGİLİ MEVZUAT

  • GERÇEK KİŞİLER İÇİN BAŞVURU FORMU
  • TÜZEL KİŞİLER İÇİN BAŞVURU FORMU

MEVZUAT

  •  ANAYASA
  •  ANAYASA MAHKEMESİ’NİN KURULUŞU VE      YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN
  •  ANAYASA MAHKEMESİ İÇ TÜZÜĞÜ

AİHM’ye BAŞVURUYA İLİŞKİN FORMLAR VE İLGİLİ MEVZUAT

  • AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BAŞVURU FORMU
  • AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NE BAŞVURMAK İSTEYENLER İÇİN AÇIKLAMA
  • YETKİ BELGESİ FORMU  DEVAMI

ETKİLİ İKİNCİ DİL EDİNME VE KULLANMA


Önsöz

Günümüzde artık anadilin dışında, bir değil birden fazla ikinci dil bilmek zorunlu hale gelmiştir. Güzel haber herkes ikinci bir dili, sanıldığından, düşünüldüğünden daha kolay ve çok daha hızlı bir şekilde edinebilir. Okul hayatınızda başaramamış olsanız, kendinizi akademik biri görmeseniz ve ikinci dil edinme yeteneğinizden kuşku duysanız bile, bu tespit bir gerçektir. Siz sadece doğru yöntem ve teknikleri tanıyıp uygulamadığınız için şu anda hedef dili bilmiyorsunuz.

Bu eser hem dil edinmeye yönelik bir kişisel gelişim ve motivasyon kitabı, hem dil edinme serüveninde yol gösterici bir kılavuz olarak tasarlanmıştır.  2005 yılı içinde yayınlanan ilk kitabımın aldığı olumlu geri bildirimler, konuyla ilgili düşünme ve araştırmalarımın artarak devamı için beni yüreklendirdi. Sonuçta elinizde tuttuğunuz bu eser ortaya çıktı.

Şu ilkeler bilinçaltınıza kazınsın ve hep aklınızda olsun.

  • İnsan beyninin hafızasına alabileceği dil sayısının bir sınırı yoktur.
  • Dil edinme yeteneğinin durduğu bir yaş söz konusu değildir.
  • Yeteri kadar azimli iseniz hedefinize mutlaka ulaşırsınız.
  • Yeterince motive olmuşsanız zor bir dil yoktur.
  • Bu kitabı okuyabildiğinize yani Türkçeyi edinebilmiş olmanıza göre beyniniz ve dil edinme mekanizmanız mükemmel çalışıyor demektir. DEVAMI

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türk Hukuku’nda SINIR DIŞI ETME, GERİ GÖNDERME ve GERİ VERME

 


Dr.Ergin Ergül

  • Yabancı Kavramı ve Türleri
  • Uluslararası Hukukta Sınır Dışı Etme, Geri Gönderme ve Geri Verme Kavramları
  • Türk Hukukunda Sınır Dışı Etme, Geri Gönderme ile Şüpheli, Sanık ve Hükümlüleri  Geri Verme İşlemleri
  • Mülteci ve Sığınmacıların Ülkeden  Göndermeye Karşı AİHS Çerçevesinde Korunması
  • AİHS’nin Doğrudan  ve   Dolaylı Koruması
  • AİHS Perspektifinden  Avrupa Birliği Müktesebatı ve Mukayeseli Hukuk
  • Avrupa İnsan Hakları Standartları Karşısında Türk Hukuku
  • Yabancıların Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkı

 

 

 

DEVAMI

Hukukçu ve Yöneticiler İçin MEVLANA BİLGELİĞİ

Ölüme ve hayata, zamana ve tarihe yenilmeyen evrensel bilge Mevlânâ’nın birçok konudaki bilgelik mücevheri düşünce ve bilimsel öngörülerini daha önce duymuşsunuzdur.

Ancak onun, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, yolsuzluk ve rüşvet, terör, kamuda iyi yönetim, etik ilkeler, stratejik düşünce gibi konuları da günümüze ve geleceğe ışık tutacak şekilde ele aldığını biliyor musunuz?

2011 Aralık ayı içinde çıkan eserde, evrensel hukuk, çağdaş yönetim ilkeleri ve stratejik düşünce açılarından da, Mevlânâ’nın sonsuz bilgelik okyanusundan çıkartılabilecek sayısız inci ve parlak ilhamlar olduğunu göreceksiniz. Aşağıda yer alan Giriş bölümünün esere ilişkin genel bir fikir vereceğini düşünmekteyim. DEVAMI

Mevlana’nın Kılavuzluğunda İkinci Dil Öğrenmenin Etkili Yolu

Ergin Ergül

Bu yazıda, “Herkes 1 Yılda Yabancı Dil Öğrenebilir” adlı baskısı biten kitabımıza ilişkin gelen sorular üzerine, 2012 yılı içinde yayınlamayı planladığım “Mevlana’nın Kılavuzluğunda İkinci Dil Öğrenmenin etkili yolu” adlı çalışmanın önsöz ve giriş bölümlerine yer vermek istiyorum. Böylelikle okuyucuların da bu çalışmanın daha da olgunlaşmasına görüş ve önerileri ile katkıda bulabileceklerini düşünüyorum. DEVAMI