Eskişehir Osmangazi Üniversitesi’nde Mevlana ve İnsan Hakları Konulu Konferans

08 Aralık 2015 günü Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen “Mevlana ve İnsan Hakları” konulu konferansa Dr. Ergin ERGÜL konuşmacı olarak katılmışlardır.

Türk Hukukunda Yabancıları Geri Verme

Dr. Ergin ERGÜL

I. Kavram

Devletler arasında ceza alanında uluslararası karşılıklı adli yardımın en eski ve önemli türü olan geri verme (extradition), “bir devletin (talep edilen devlet) ülkesine sığınan bir bireyi yargılanması (hüküm amaçlı geri verme) veya cezasını çekmesi (infaz amaçlı geri verme) için diğer bir devlete (talep eden devlet) teslim etmesine imkân veren hukuki bir işlemdir.”1 Geri vermek teriminin Fransızcası olan “extrader” ve İngilizce “extradite”nin kökeni Latince “extradere” olup, “kişinin kendisine egemen olana zorla geri getirilmesi” anlamını taşımaktadır. Geri vermenin İngilizce ve Fransızcası olan “extradition” tabiri de, ex: dışarı, tradition: teslim, kelimelerinden türetilmiştir.

Türkçe’de “extradition” karşılığı olarak, bir zamanlar kullanılan ancak artık eskimiş olan “iadeyi mücrimin” teriminin yerine, günümüzde “suçluların iadesi”, “suçluların geri verilmesi” veya tek başına “iade” ya da “geri verme” terimleri kullanılmaktadır. Doktrinde yazarların çoğu, “suçluların iadesi” veya “suçluların geri verilmesi” ifadelerini, ifadelerde yer alan “suçlu” terimi nedeniyle yanlış ve eksik bulmaktadır. Zira suçlu mahkeme kararı ile suç işlediği kesin olarak belirlenen kişiyi ifade etmektedir. Oysa geri verme sadece bir suçtan mahkûm olanlar için değil, fakat suçtan dolayı şüpheli ve sanıklar hakkında da söz konusu olmaktadır. Dolayısıyla bu işleme konu olan kişinin, daha geri verilme aşamasında “suçlu” ilan edilmesi yanlıştır.

Makalenin devamı için bu bağlantıyı izleyiniz.

Özgürlük ve Güvenlik Dengesi Bağlamında Uluslararası Terörle Mücadele Stratejileri

Dr. Ergin ERGÜL

ÖZET

Özgürlük ve güvenlik dengesi günümüz demokrasilerinin ülke çapında, uluslararası örgütlerin ise, bölgesel, ulus üstü ve evrensel düzeyde sağlamaya çalıştıkları önemli ve stratejik bir hedefi ifade etmektedir. Demokratik dev­letlerin ruhu olarak nitelenen temel hak ve özgürlüklerin, günümüzde hukuk devletine yönelik tehditlerin başında gelen terörle mücadele bağlamında da korunması büyük önem taşımaktadır. Uluslararası örgütler, evrensel, bölge­sel ve ulusüstü düzeylerde insan haklarını dikkate alan terörle mücadele stratejileri hazırlamışlardır. Bu makalede söz konusu stratejiler arasında, Türkiye’yi de yakından ilgilendiren “Birleşmiş Milletler Küresel Terörle Mücadele Stratejisi”, Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi’nin “İnsan Hakları ve Terörle Mücadelede Rehber İlkeleri” ile “Avrupa Birliği Terörle Müca­dele Stratejisi” irdelenmektedir. Bu üç strateji belgesinin insan haklarına ilişkin içerdiği hükümler incelenerek, bu alanda dayandıkları ortak ilkeler ve farklılaştıkları alanlar ortaya konulmaktadır. Bu şekilde söz konusu uluslara­rası örgütlerin özgürlük ve güvenlik dengesine yaklaşımları, terörle mücade­le strateji ve politikalarında insan haklarının korunması konusunda yer alan ilke ve tedbirler incelenmek suretiyle gösterilmektedir.

Anahtar Kelimeler: Özgürlük ve Güvenlik Dengesi, Terörle Mücadele Stratejisi, Birleşmiş Milletler, Avrupa Konseyi, Avrupa Birliği. DEVAMI

İslamofobi Olgusu Bağlamında Terörle Mücadele Dili ve Politikaları

COUNTER-TERRORISM LANGUAGE AND POLICIES IN THE CONTEXT OF ISLAMOPHOBIA

Dr. Ergin Ergül

 

ÖZET

İslamofobi İslam’a ve Müslümanlara karşı korku, düşmanlık, nefret duygusu ve bunun sonucu toplumsal hayatta Müslümanlara yönelik hoşgörüsüzlük, ret ve ayrımcılık olarak kendini gösteren bir olgudur. Bu olgu günümüzde özellikle Batılı Hristiyan toplumlardan başlayarak tüm Dünya’da giderek yaygınlık kazanmaktadır.  Bu durumun başta gelen sebeplerinden birisinin, özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra İslam dünyasında gelişen terör örgütlerinin hedef gözetmeyen insanlık dışı eylemleri ile Batı ülkelerinde Müslüman ülkelerden gelen kişilerce işlenen terör saldırılarının batı medyası ve kamuoyunda yansıtılış biçiminin katkısının olduğu görülmektedir. Oysa Müslümanlar kendi ülkelerinde, Batı ülkeleri ile kıyaslanamayacak ölçüde can kaybı ve yıkımlar ile söz konusu terör örgütlerinin ve eylemlerinin en büyük hedefleri ve mağdurlarıdırlar. Olayın diğer bir mağduriyet boyutu ise, İslam’ın ve Müslümanların terörle ilişkilendirilmesi sonucu Batı ülkelerinde uzun yıllardır vatandaş veya göçmen olarak bulunan Müslümanların adeta karşı terör gibi gerçekleşen İslamofobik eylemler nedeniyle uğradıkları mağduriyettir. Terörle mücadele için gerek uluslararası gerek ulusal düzeyde çeşitli stratejiler hazırlanmıştır.  Bu stratejilerin İslamofobiyi doğrudan ve dolaylı olarak nasıl ele aldıklarının bilinmesi faydalı olacaktır. Bu makale İslamofobi olgusunun yaygınlaşmasında terörizmin rolünü, sözkonusu iki mağduriyet boyutu ile ortaya koymayı ve terörle mücadele politikaları ve İslamofobiki olgusu arasındaki ilişkiyi analiz etmeyi amaçlamaktadır.

Anahtar Kelimeler: İslamofobi, terör,  terörle mücadele stratejileri DEVAMI

Un poet de la liberté, de la Justice et de l’amour RÛMÎ – Dr. Ergin ERGÜL

INTRODUCTION 

Comme un compas, un pied fixé sur ma foi, l’autre pied circule dans les 72 nations. Rûmî

 Mawlanâ Jalâl ad-Dîn Mohammed, plus connu en Occident sous le nom de Rûmî, est l’un des plus grands génies de l’histoire humaine et une personnalité hors du commun à la sagesse universelle. Huit siècles plus tard, il continue d’éclairer les chercheurs de sens, en quête d’eux-mêmes ou de la vérité. Rûmî est un guide sans pareil et une source d’inspiration unique, aussi bien dans la recherche d’un mieux-être personnel que dans la quête d’une solution aux nombreux problèmes qui affligent le monde.

 Sa pensée s’exprime par des métaphores à la fois originales et éblouissantes dans lesquelles il se compare à une flûte ou à un compas pour mettre en exergue son rôle de guide :

Soixante-douze[1] peuples entendent de nous leur propre mystère, nous sommes comme une flûte qui, dans un seul mode, s’accorde avec deux cents religions et sectes. [2]

Comme un compas, un pied fixé sur ma foi, l’autre pied circule dans les 72 nations.[3]

La vie, l’œuvre et la pensée de Rûmî en ont fait l’une des figures universelles les plus étudiées. Bien que pas un jour ne passe sans que de nouvelles découvertes fascinantes sur les mystères de l’univers ne viennent enrichir notre connaissance et s’ajouter aux découvertes passées, de nombreux autres domaines sont encore inexplorés, alors même qu’il suffirait de puiser à la sagesse de Rûmî et de son œuvre visionnaire. DEVAMI

I. Türk İslam Siyasi Düşüncesi Kongresi

Aksaray Üniversitesi öncülüğünde 8-9-10 Ekim 2015 tarihlerinde Türk İslam Siyasi Düşüncesi Kongresi düzenlenmiştir. Kongrede Dr. Ergin ERGÜL “Mevlânâ’nın Düşünce Dünyasının Siyasal ve Toplumsal Boyutları” başlıklı bir bildiri sunmuştur. Bildirinin özeti aşağıda yer almaktadır.

MEVLÂNÂ’NIN DÜŞÜNCE DÜNYASININ SİYASAL VE TOPLUMSAL BOYUTLARI         

(Political and social dimensions of Mevlana’s world of thought)

           Dr. Ergin Ergül*    

   ÖZET

 Bizim Mevlana olarak bildiğimiz, Batı dünyasının ise Rumi ismiyle tanıdığı, büyük mutasavvıf düşünür ve bilge Mevlana Celaleddin-i Rumi Türk-İslam düşüncesinin en büyük ve evrensel isimlerinden biridir. O, 13’üncü yüzyılda yaşanmasına rağmen tazeliğini yitirmeyen eserleri ve düşünceleri ile çağımızda da her millet, kültür ve seviyeden insanları etkilemeye devam etmektedir. DEVAMI

AVRUPA İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNİN 8’inci MADDESİ AÇISINDAN YABANCILARIN SINIR DIŞI EDlLMESİ

Dr. Ergin ERGÜLAvrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 8’inci Maddesi Açısından Yabancıların Sınır Dışı Edilmesi, Danıştay Dergisi, Yıl 2015,  Sayı 138.

Islamophobia and Counterterrorism Language

Terrorism cannot be associated with any religion. The West has to recognize the fact that rejecting its Islamophobic propaganda is the key to paving the way for peace in the world.

Makalenin devamı için bu bağlantıyı izleyiniz.

Göçmen ve Sığınmacıların AİHS’nin Aile ve Özel Hayat Hakkına Saygı Kapsamında Sınırdışı Etmeye Karşı Korunmasına İlişkin Tebliğ

İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Fakültesine bağlı Sosyal Hizmet Bölümü koordinasyonunda düzenlenen  “Disiplinlerarası Göç ve Göç Politikaları” sempozyumu 29-30 Mayıs 2015 tarihlerinde  Halkalı Merkez Kampüsünde gerçekleştirilmiştir.

İki gün süren sempozyumda siyaset, sosyoloji, sosyal hizmet, ekonomi ve yönetim bilimi gibi alanlarda bilhassa göç politikaları üzerine çalışan akademisyen ve uzmanları bir araya gelerek konu tüm ayrıntılarıyla ele alınmaya çalışılmıştır.

Bu kapsamda, Dr. Ergin ERGÜL “Göçmen ve Sığınmacıların AİHS’nin Aile ve Özel Hayat Hakkına Saygı Kapsamında Sınırdışı Etmeye Karşı Korunması” konulu bir tebliğ sunmuştur.

Söz konusu tebliğin sunu formatına ulaşmak için bu bağlantıyı izleyiniz.

Hukukçu ve Yöneticiler İçin Mevlana Bilgeliği (Türkiye Adalet Akademisi Yayınları)

ÖNSÖZ

 Bizim Mevlana olarak, Batı dünyasının Rumi diye bildi­ği büyük evrensel sufi düşünür ve bilge, çok yönlülüğü için­de aynı zamanda yetkin bir hukukçu kimliğine sahiptir.

Onun eserlerine günümüz sosyal bilimleri perspektifin­den bakıldığında, çağdaş hukuk ve siyaset gündeminin bir­çok konusuna değinildiği görülmektedir. Onun zengin dü­şünce dünyası ve hayatı incelendiğinde, insanlığın günümüz­de karşı karşıya kaldığı birçok sorunun çözümünde hukukçu ve yöneticiler için ilham kaynağı olabilecek tespit ve önerile­ri ile karşılaşılmaktadır.

Onun gündelik siyasi çekişmelerden uzak kalmakla bir­likte, halkın, ve insanlığın sorunlarını adaletsizlik, kötü yöne­tim, ayrımcılık, baskı, şiddet, aşırılık ve yolsuzluk gibi se­beplerle açıklaması ve çözüm olarak, adalet, özgürlük, eşit­lik, sevgi, kardeşlik, birlik, insanlık onuruna saygı, hoşgörü vb. evrensel insanlık değerlerini öne çıkarması, onun engin düşünce dünyasını günümüzün siyasi ve sosyal sorunlarının çözümünde de adres yapmaktadır.

İlk baskısı 2011 yılında yayınlanan ve Mevlana’ya iliş­kin sayısız çalışmalar arasında türünün ilk örneği olarak gö­rülebilecek bu çalışmayı zaman içinde yeni okuma ve araş­tırmalarım doğrultusunda güncelledim ve geliştirdim.

Bu baskının, son dönemde diğer faaliyet alanlarının yanısıra hukuk yayıncılığında da ciddi bir ivme yakalayan Tür­kiye Adalet Akademisi gibi yargı camiasının gözbebeği bir kurum yayınları arasında çıkması, kitabın hâkim-savcılarımızdan avukatlarımıza, çok daha geniş bir muhatap kitleye ulaşmasını sağlayacaktır.

Bu nedenle, hukukçularımızın bir bilge olarak zaten ta­nıyıp sevdikleri Mevlana’dan, aynı zamanda ilham kaynağı bir hukukçu olarak da tanıyıp yararlanmalarına vesile ola­cak olmaları nedeniyle çalışmanın yayına destek veren ve katkı sunan Türkiye Adalet Akademisi Başkanı Sayın Yıl­maz Akçil’e, Başkan Yardımcısı Rıfat İnanç’a, Daire Baş­kanı Ertan Aydın’a ve Hâkim Dr. Merve Altuntop’a teşek­kürlerimi sunuyorum.

Eserin hukukçu ve idareci meslektaşlarıma ve ilgililere yararlı olması ve benzer çalışmalar için örnek oluşturması en samimi arzumdur.

 

Dr. Ergin ERGÜL

Yaşamkent, Ankara, Nisan 2015

İçindekiler Bölümüne Ulaşmak İçin Bu Bağlantıyı İzleyiniz.

TÜRKİYE ADALET AKADEMİSİ YAYINLARI – MAYIS 2015