ETKİLİ İKİNCİ DİL EDİNME VE KULLANMA


Önsöz

Günümüzde artık anadilin dışında, bir değil birden fazla ikinci dil bilmek zorunlu hale gelmiştir. Güzel haber herkes ikinci bir dili, sanıldığından, düşünüldüğünden daha kolay ve çok daha hızlı bir şekilde edinebilir. Okul hayatınızda başaramamış olsanız, kendinizi akademik biri görmeseniz ve ikinci dil edinme yeteneğinizden kuşku duysanız bile, bu tespit bir gerçektir. Siz sadece doğru yöntem ve teknikleri tanıyıp uygulamadığınız için şu anda hedef dili bilmiyorsunuz.

Bu eser hem dil edinmeye yönelik bir kişisel gelişim ve motivasyon kitabı, hem dil edinme serüveninde yol gösterici bir kılavuz olarak tasarlanmıştır.  2005 yılı içinde yayınlanan ilk kitabımın aldığı olumlu geri bildirimler, konuyla ilgili düşünme ve araştırmalarımın artarak devamı için beni yüreklendirdi. Sonuçta elinizde tuttuğunuz bu eser ortaya çıktı.

Şu ilkeler bilinçaltınıza kazınsın ve hep aklınızda olsun.

  • İnsan beyninin hafızasına alabileceği dil sayısının bir sınırı yoktur.
  • Dil edinme yeteneğinin durduğu bir yaş söz konusu değildir.
  • Yeteri kadar azimli iseniz hedefinize mutlaka ulaşırsınız.
  • Yeterince motive olmuşsanız zor bir dil yoktur.
  • Bu kitabı okuyabildiğinize yani Türkçeyi edinebilmiş olmanıza göre beyniniz ve dil edinme mekanizmanız mükemmel çalışıyor demektir. Daha Fazlasını Oku

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türk Hukuku’nda SINIR DIŞI ETME, GERİ GÖNDERME ve GERİ VERME

 


Dr.Ergin Ergül

  • Yabancı Kavramı ve Türleri
  • Uluslararası Hukukta Sınır Dışı Etme, Geri Gönderme ve Geri Verme Kavramları
  • Türk Hukukunda Sınır Dışı Etme, Geri Gönderme ile Şüpheli, Sanık ve Hükümlüleri  Geri Verme İşlemleri
  • Mülteci ve Sığınmacıların Ülkeden  Göndermeye Karşı AİHS Çerçevesinde Korunması
  • AİHS’nin Doğrudan  ve   Dolaylı Koruması
  • AİHS Perspektifinden  Avrupa Birliği Müktesebatı ve Mukayeseli Hukuk
  • Avrupa İnsan Hakları Standartları Karşısında Türk Hukuku
  • Yabancıların Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkı

 

 

 

Daha Fazlasını Oku

Hukukçu ve Yöneticiler İçin MEVLANA BİLGELİĞİ

Ölüme ve hayata, zamana ve tarihe yenilmeyen evrensel bilge Mevlânâ’nın birçok konudaki bilgelik mücevheri düşünce ve bilimsel öngörülerini daha önce duymuşsunuzdur.

Ancak onun, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, yolsuzluk ve rüşvet, terör, kamuda iyi yönetim, etik ilkeler, stratejik düşünce gibi konuları da günümüze ve geleceğe ışık tutacak şekilde ele aldığını biliyor musunuz?

2011 Aralık ayı içinde çıkan eserde, evrensel hukuk, çağdaş yönetim ilkeleri ve stratejik düşünce açılarından da, Mevlânâ’nın sonsuz bilgelik okyanusundan çıkartılabilecek sayısız inci ve parlak ilhamlar olduğunu göreceksiniz. Aşağıda yer alan Giriş bölümünün esere ilişkin genel bir fikir vereceğini düşünmekteyim. Daha Fazlasını Oku

Mevlana’nın Kılavuzluğunda İkinci Dil Öğrenmenin Etkili Yolu

Ergin Ergül

Bu yazıda, “Herkes 1 Yılda Yabancı Dil Öğrenebilir” adlı baskısı biten kitabımıza ilişkin gelen sorular üzerine, 2012 yılı içinde yayınlamayı planladığım “Mevlana’nın Kılavuzluğunda İkinci Dil Öğrenmenin etkili yolu” adlı çalışmanın önsöz ve giriş bölümlerine yer vermek istiyorum. Böylelikle okuyucuların da bu çalışmanın daha da olgunlaşmasına görüş ve önerileri ile katkıda bulabileceklerini düşünüyorum. Daha Fazlasını Oku

İnsan Hakları

İnsan Haklan; “İnsanın doğasından kaynaklanan, bireylerin insan olma sıfatı dolayısıyla, insanlık onurunun gereği olarak sahip olduğu ve hiçbir iktidarın tanımasına ve korunmasına bağlı olmayan, diğer bir anlatımla Devletler ve iktidarlar tanımasa da, saygı göstermese de, yine varlıklarını devam ettiren, niteliklerini kaybetmeyen ve Devletin saygı göstermesi, karışmaması yanında, gerçekleşmesi için çaba göstermesi de gereken tüm hak ve özgürlükler” olarak tanımlanabilir.

10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler insan Hakları Evrensel Bildirisi’nin ilanıyla birlikle, İnsan Hakları Devletlerin içişi olmaktan çıkmış ve evrenselleşmiştir. Bu bildiri, devletleri hukuksal hiç bir yükümlülük altına sokmamakla birlikte, Birleşmiş Milletlerin içinde ve dışında bir çok sözleşmeye ilham kaynağı olmuştur. Gerçekten, bu tarihi bildiriyi Çocuk Haklan Bildirisi gibi başka Bildiriler ve anılan bildiride yer alan hakları hukuksal güvenceye kavuşturmayı amaçlayan, gerek BM çerçevesinde gerekse Avrupa insan Hakları Sözleşmesi gibi bölgesel düzeyde Sözleşmeler izlemiştir. Günümüzde, geniş ve zengin bir uluslararası insan hakları mevzuatı oluşmuş, yeni ve bağımsız bir hukuk dalı, “İnsan Haklan Hukuku” ortaya çıkmıştır. Daha Fazlasını Oku

T.C. Anayasası ve İnsan Hakları

Çağdaş Devletlerde, anayasal kurumlar ve politikalar hukuk kurallarına tabidir. Kurumların örgütlenmesini ve işleyişini belirleyen bu kurallar vatandaşlar kadar siyasi erki kullananlar için de uyulması mecburidir. Anayasal kurum ve politikalara uygulanan bu hukuk kuralları bir devletin anayasasını oluşturur.

Modern Türkiye’nin halen yürürlükteki Anayasası bilindiği gibi 1982 tarihlidir. “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında 4709 Sayılı Yasa” ile 1982 tarihli T.C Anayasasında gerçekleştirilen kapsamlı ve önemli değişiklikler, Anayasanın son şeklini içeren doğru ve kullanışlı bir metnini hazırlayarak yayınlama düşüncemizi ortaya çıkarmıştır.

Değişiklik teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Grubu bulunan Siyasî Partilerin eşit şekilde temsil edildiği Partilerarası Uzlaşma Komisyonunca hazırlanmıştır. 37 maddelik teklifin 34 maddesi kanunlaşmış, Cumhurbaşkanı tarafından referanduma sunulan 86. madde ise, 4720 sayılı yasa ile yeniden düzenlenmiştir.

Sözkonusu değişiklikler bağlamında; Daha Fazlasını Oku

Uyuşturucu Maddeler ve Suçları


Uyuşturucu madde kavramı, çeşitleri ve etikleri.

Alışkanlık, itiyat, iptila, bağımlılık, yoksunluk ve tolerans kavramları.

İstatistiklerle dünyada ve ülkemizde uyuşturucu maddeler sorunu.

Avrupa ülkeleri mevzuatlarının karşılaştırmalı incelemesi

Öğreti ve uygulamada uyuşturucu madde suçları.

Adli Tıp açısından uyuşturucu maddeler sorunu.

Uyuşturucu madde suçlarına ilişkin en son Yargıtay İçtihatları (1992-1997)

Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanun

Uyuşturucu Maddelerle ilgili Kanun

Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun

1961-1971-1988 BM Sözleşmeleri ve Diğer ilgili mevzuat

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Uygulaması

Çağımızda, bir ülkenin uygarlıktaki yeri maddi ilerlemesi yanında, insan haklarını güvence altına alması ve gerçekleştirmesi derecesi ile de ölçülmektedir. Hatta günümüzde insan hakları, siyasal meşruluğun temel ölçütü haline gelmiştir. Devlet, bu haklara dayandırılmalı ve bütün uygulamalarında bu hakları gözetmelidir. Sözkonusu hakların ihlali durumunda ise, bireylere uygun ve yeterli hak arama olanağı sağlanmalıdır. Hiç kuşkusuz bu konuda temel rol ve görev yargı organları ve hukukçular başta olmak üzere uygulamacılarındır.

Bilinmelidir ki, insan hakları, bazen yanlış olarak sunulduğu gibi, ‘ayrılıkçı’ ve istikrarsızlaştırıcı ‘marjinal’ talepler değil; aksine, fertlerin ve toplumsal grupların birarada yaşama iradesini birleştirerek genel bir hoşgörü, uzlaşı ortamı ve iç barış yaratan bir ‘üst’ değerdir.

AİHS hükümlerinin açıklanmasını AİHM’nin somut durumlarda sözkonusu hükümleri yorumlama ve uygulaması çerçevesinde ele alan eserin ilk baskının büyük ilgi görmesi ve kısa sürede tükenmesiyle birlikte bu yeni baskı gündeme geldi. Daha Fazlasını Oku

Kara Ekonomi ve Aklama Suçu

Kayıtdışı ekonominin bir kesimini oluşturan kara ekonomi, başta uyuşturucu kaçakçılığı olmak üzere, olağanüstü tutarlarda karapara doğuran genelde sınıraşan çok sayıda suç faaliyetini içerir. Bunu izleyen aşamada ise, karaparanın yasallaştırılmasına imkân veren aklama işlemi devreye girmektedir. Aklanan suç gelirleri, yine kazanç sağlayıcı suç faaliyetlerinde kullanılarak, birbirini besleyen bir suç-kazanç zinciri sarmalı halinde, sosyal, ekonomik ve demokratik yapıları da tahrip eden kara ekonomiye altyapı oluşturmaktadır.

Dünya kara sandığının tutarı 1 ilâ 2 trilyon dolar arasında tahmin edilmektedir. Bu para vasıtasıyla ve özellikle yolsuzluk, şantaj, haksız rekabet gibi metotlarla kamusal hayatın ve malî dolaşımların denetimi yoluyla, sınıraşan suç örgütleri 21. yüzyıla damgasını vuracak küresel bir kabus olma yolunda ilerlemektedir. Günümüzde, küreselleşen kara ekonomi içinde para aklama, sınıraşan örgütlü suç faaliyetlerinin doğal bir boyutu haline gelmiştir. Artık, mafyalar daha hızlı ve daha beyaz yıkamaktadır. Daha Fazlasını Oku

Karaparanın Aklanması ve Suçları

Karaparanın aklanması suç tarihi kadar eskidir. Devletin ve yasa uygulayıcıların dikkatini çekmemesi için paranın kaynağını gizlemek gerekir. Para, yasal ticari girişimlere aktarılabilmek için önce “aklanmak” zorundadır. Ayrıca tekrar uyuşturucuya yatırım yapma gibi yasadışı ilere aktarılabilmesi içinde önce aklanması gerekir.

Dünyada her yıl, suç örgütleri tarafından uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere diğer yasadışı işlerden elde edilen milyarlarca dolar, çeşitli ve karmaşık yöntemlerle aklanmakta yani temiz ve yasal bir para gibi mali sisteme sokulmaktadır. Bu paralar, daha sonra yeniden uyuşturucu ticareti ve diğer organize suçlara yatırılmakta; bu para sayesinde suçlular politik ve ekonomik sisteme nüfuz etmektedir.

KİTABIN İÇERİĞİ

Karaparanın Hukuki, mali, ekonomik aktüel boyutları ve ilgili mevzuat.