Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve Türk Hukuku’nda SINIR DIŞI ETME, GERİ GÖNDERME ve GERİ VERME

 


Dr.Ergin Ergül

  • Yabancı Kavramı ve Türleri
  • Uluslararası Hukukta Sınır Dışı Etme, Geri Gönderme ve Geri Verme Kavramları
  • Türk Hukukunda Sınır Dışı Etme, Geri Gönderme ile Şüpheli, Sanık ve Hükümlüleri  Geri Verme İşlemleri
  • Mülteci ve Sığınmacıların Ülkeden  Göndermeye Karşı AİHS Çerçevesinde Korunması
  • AİHS’nin Doğrudan  ve   Dolaylı Koruması
  • AİHS Perspektifinden  Avrupa Birliği Müktesebatı ve Mukayeseli Hukuk
  • Avrupa İnsan Hakları Standartları Karşısında Türk Hukuku
  • Yabancıların Anayasa Mahkemesine Bireysel Başvuru Hakkı

 

 

 

Daha Fazlasını Oku

ŞİİR : BİR DİL EDİNMEK (Shirley Kawahara)

Bir dil edinmek,

Büyüleyici yeni bir dünyaya

gözlerini açmaktır,

Farklı bir ritimle çağlayan bir ırmağın

müziğini dinlemektir,

Değişik kültürlerin tadını çıkarmak

ve onlardan beslenmektir,

Bilinmeyen bir çiçeğin ferahlatıcı hoş

kokusunu duyumsamaktır.

Bir dil edinmek

İlgi çekici örgülere dokunmak için

elini uzatmaktır,

Hoş ve merak uyandıran yollarda

Seyahat etmektir,

Çekici bir bilgi ile gönlünü

Heyacanlandırmaktır.

Bir dil edinmek

Alışılmadık bir ortama daha fazla

hoşgörülü olmaktır.

Ötekinin zenginliğini

anlamak  ve paylaşmaktır.

Bir dil edinmek

Kendini zenginleşmiş bulmaktır.

Fransızca’dan çeviren Ergin Ergül

ALİ FUAD BAŞGİL’İN GÖZÜYLE HUKUK DEVLETİ VE HÂKİMİN ROLÜ

 Dr. Ergin Ergül 

Benim de mezunu olduğum İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nin dekanlığını da yapmış, Cumhuriyet tarihinin en büyük hukukçularından Anayasa Hukuku Ordinaryüs Profesörü Ali Fuat Başgil’i (1893-1967)  ortaokul yıllarında bir çırpıda okuduğum gençlerle baş başa kitabıyla tanımıştım. Zaman içinde başka değerli eserlerini de okudum. Ancak, yakın zamanda 1946 baskı  “Hukukun Ana Mesele ve Müesseseleri, Siyasi ve Sivil Hukuk Üzerinde Etütler” adlı bir eserine rastladım. Eserde bu değerli hukuk adamı ve bilgesinin 1935 Mayısında İzmir’de verdiği, “Kanun Hakimiyeti Prensibi” ve “Kanun Hakimiyeti Prensibi Karşısında Kanunu Tatbik ile Mükellef Devlet Memurlarının ve Hususile Hâkimlerin Vaziyet ve salahiyeti Meselesi” konulu Konferans metinleri de yer almaktadır.[1] Her iki metin de, üzerinden geçen 77 yıla rağmen dili dışında güncelliğinden fazla bir şey yitirmemiş görünmektedir. Özellikle, o dönem “Kanun Hakimiyeti Prensibi” olarak ifade edilen “Hukuk Devleti” veya “Hukukun Üstünlüğü” ilkesi ve hâkimin çağımızda demokratik devletlerin en temel değerlerinden birini oluşturan bu ilkeyi uygulama ve yorumlaması açısından günümüze ışık tutacak tespit ve görüşler içermektedir. Bu nedenle, söz konusu kitabın önsözünden ve özellikle de anılan iki makalede yer alan değerli görüşlerden seçtiklerimi sadeleştirmek ve günümüz hukuk terminolojisine uyarlamak suretiyle sunmanın hukukçu dostlarımın ilgisini çekeceğini ve yararlı olacağını düşünüyorum. Daha Fazlasını Oku

Mevlâna’da Bütüncül İnsan Hakları Anlayışı

Dr.Ergin Ergül

Giriş

Çağımız her alanda muazzam değişim ve dönüşümlere sahne olmaktadır. İnsanlık, bireyin öne çıktığı, her şeyin her şeyi etkilediği, zamanın ruhuna uyamayan her şeyin krize girdiği yeni bir dünya ile karşı karşıyadır.

İnsan hakları çağı olarak adlandırılan günümüz, aynı zamanda bireysel ve kitlesel en ağır ve yaygın insan hakları ihlallerinin yaşandığı bir çağdır. Hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü en çok dile getirilen değerler olsa da, en demokratik ülkelerin bile uygulama karneleri hiç de parlak değildir.

Çok yönlülüğünün ve evrenselliğinin içinde yetkin bir hukukçu kimliği de barındıran Mevlânâ eserlerinde, yeni bir olgu gibi sunulan insan haklarına ilişkin olarak da çağlar öncesinden günümüzdeki kavram ve ilkelerle uyumlu, hatta onları aşan tespitler, görüşler ortaya koymaktadır. Daha Fazlasını Oku

Hukukçu ve Yöneticiler İçin MEVLANA BİLGELİĞİ

Ölüme ve hayata, zamana ve tarihe yenilmeyen evrensel bilge Mevlânâ’nın birçok konudaki bilgelik mücevheri düşünce ve bilimsel öngörülerini daha önce duymuşsunuzdur.

Ancak onun, insan hakları, düşünce ve ifade özgürlüğü, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı, yolsuzluk ve rüşvet, terör, kamuda iyi yönetim, etik ilkeler, stratejik düşünce gibi konuları da günümüze ve geleceğe ışık tutacak şekilde ele aldığını biliyor musunuz?

2011 Aralık ayı içinde çıkan eserde, evrensel hukuk, çağdaş yönetim ilkeleri ve stratejik düşünce açılarından da, Mevlânâ’nın sonsuz bilgelik okyanusundan çıkartılabilecek sayısız inci ve parlak ilhamlar olduğunu göreceksiniz. Aşağıda yer alan Giriş bölümünün esere ilişkin genel bir fikir vereceğini düşünmekteyim. Daha Fazlasını Oku

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde Yabancıların Sınır Dışı Etme, Geri Gönderme ve Geri Vermeye Karşı Korunması

(Ergin Ergül, Polis Akademisi Güvenlik Bilimleri Enstitüsü, Güvenlik Stratejileri ve Yönetimi Ana Bilim Dalı, 2011).

Çalışma, AİHS’nde yabancıları sınırdışı etme, geri gönderme ve geri vermeye karşı doğrudan ve dolaylı korunmanın bir değerlendirmesini sunmaktadır. AİHS ve protokollerinde, sadece sınırdışı bakımından 4 ve 7 nolu Protokollerin ilgili hükümleri hariç, bu konuda spesifik ve açık hüküm bulunmamaktadır. Bununla beraber, 11 nolu Protokol öncesi Sözleşme organları (Avrupa İnsan Hakları Komisyonu ve Divanı), sonrasında ise AİHM, AİHS’deki bazı hakların garantisini sınırdışı etme, geri gönderme ve geri vermeye genişletmiş ve içtihatlarıyla yabancılar için bu konuda özel ve yüksek bir koruma sağlamıştır.

Doğrudan koruma esas olarak Sözleşmenin 5’inci maddesi ile 4 nolu Protokolün 4 ve 7 nolu Protokolün 1’inci maddelerinden kaynaklanmaktadır. İçtihada dayalı bir mekanizma olan dolaylı koruma ise, ilk olarak, yabancıyı işkence ve kötü muameleyle karşılaşma riski olan ülkelere gönderme yasağı şeklinde Sözleşmenin 3’üncü maddesinden türetilmiştir. Zamanla, aile ve özel yaşama saygı hakkından inanç ve ifade özgürlüklerine kadar birçok hakka genişlemiştir. Daha Fazlasını Oku

Mevlana’nın Kılavuzluğunda İkinci Dil Öğrenmenin Etkili Yolu

Ergin Ergül

Bu yazıda, “Herkes 1 Yılda Yabancı Dil Öğrenebilir” adlı baskısı biten kitabımıza ilişkin gelen sorular üzerine, 2012 yılı içinde yayınlamayı planladığım “Mevlana’nın Kılavuzluğunda İkinci Dil Öğrenmenin etkili yolu” adlı çalışmanın önsöz ve giriş bölümlerine yer vermek istiyorum. Böylelikle okuyucuların da bu çalışmanın daha da olgunlaşmasına görüş ve önerileri ile katkıda bulabileceklerini düşünüyorum. Daha Fazlasını Oku

İnsan Hakları

İnsan Haklan; “İnsanın doğasından kaynaklanan, bireylerin insan olma sıfatı dolayısıyla, insanlık onurunun gereği olarak sahip olduğu ve hiçbir iktidarın tanımasına ve korunmasına bağlı olmayan, diğer bir anlatımla Devletler ve iktidarlar tanımasa da, saygı göstermese de, yine varlıklarını devam ettiren, niteliklerini kaybetmeyen ve Devletin saygı göstermesi, karışmaması yanında, gerçekleşmesi için çaba göstermesi de gereken tüm hak ve özgürlükler” olarak tanımlanabilir.

10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler insan Hakları Evrensel Bildirisi’nin ilanıyla birlikle, İnsan Hakları Devletlerin içişi olmaktan çıkmış ve evrenselleşmiştir. Bu bildiri, devletleri hukuksal hiç bir yükümlülük altına sokmamakla birlikte, Birleşmiş Milletlerin içinde ve dışında bir çok sözleşmeye ilham kaynağı olmuştur. Gerçekten, bu tarihi bildiriyi Çocuk Haklan Bildirisi gibi başka Bildiriler ve anılan bildiride yer alan hakları hukuksal güvenceye kavuşturmayı amaçlayan, gerek BM çerçevesinde gerekse Avrupa insan Hakları Sözleşmesi gibi bölgesel düzeyde Sözleşmeler izlemiştir. Günümüzde, geniş ve zengin bir uluslararası insan hakları mevzuatı oluşmuş, yeni ve bağımsız bir hukuk dalı, “İnsan Haklan Hukuku” ortaya çıkmıştır. Daha Fazlasını Oku

HUKUKİ KÜRESELLEŞME VE HAKİM

                                                                                      Ergin ERGÜL

 

                                  « Hâkim hukuka uygun kararları ile uyuşmazlıklara son verir. »

                                                                                                                        Mevlana

 

Giriş

Özellikle, soğuk savaşın sona ermesinin ardından yaygınlık kazanan siyasi ve ekonomik liberalleşme ile ulaşım, iletişim ve bilgi teknolojilerinde daha önce örneği görülmemiş gelişmelerin yolaçtığı küreselleşme, dünyamızı adeta tek bir mêkan, popüler bir  tabirle küresel bir köy haline getirmiştir. Bilgi/bilişim/uydu/ağ teknolojileri aracılığıyla, adeta ulusal sınırların yıkıldığı yeni bir dünya oluşmuştur.

Küreselleşme günümüzde ekonomi, siyaset, teknoloji, kültür ve çevre gibi çeşitli alanlar yanında, özellikle hukuk alanıyla ilgili çok boyutlu bir olgu olarak görülmektedir. 

Küreselleşme, toplum ve insan hayatının hemen hemen tüm yönlerini etkileyen olumlu ve olumsuz sonuçları ile genelde, karşı durulamaz ve birlikte yaşanılması zorunlu bir süreç ve sosyal bir gerçeklik olarak kabul edilmektedir.

Küreselleşmenin hem bir yığın fırsat hem de tehditler getirdiği açıktır. Amaç, bireyler, kurumlar, toplum ve insanlık olarak bu fırsatlardan azami ölçüde yararlanmak, tehditleri de küreselleşmenin sunduğu olanak ve avantajları en etkili şekilde kullanarak önlemek ve ortadan kaldırmak olmalıdır.

  Daha Fazlasını Oku

AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ PERSPEKTİFİNDEN BİN ALİ’NİN TUNUS’U

Ergin Ergül[1]

Giriş

Avrupa ölçeğinde çoğulcu demokrasi, insan hakları ile hukukun üstünlüğünü savunma ve güçlendirmeyi amaçlayan, Türkiye’nin de 1950 yılından beri üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nin hazırladığı en önemli uluslararası hukuk metinlerinden birisi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesidir. Taraf devletlerin, yetki alanlarında bulunan herkes için Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde (AİHS) yer alan hak ve özgürlükleri tanıması yükümlülüğü vardır. Sözleşmenin yargısal bir denetim organı olan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM) üye ülkelere karşı yapılan başvurularda verdiği kararlar, uluslararası alanda o ülkenin insan hakları karnesini oluşturmaktadır. Daha Fazlasını Oku