Kategori arşivi: Kitaplar

Mevlana’nın Kılavuzluğunda İkinci Dil Öğrenmenin Etkili Yolu

Ergin Ergül

Bu yazıda, “Herkes 1 Yılda Yabancı Dil Öğrenebilir” adlı baskısı biten kitabımıza ilişkin gelen sorular üzerine, 2012 yılı içinde yayınlamayı planladığım “Mevlana’nın Kılavuzluğunda İkinci Dil Öğrenmenin etkili yolu” adlı çalışmanın önsöz ve giriş bölümlerine yer vermek istiyorum. Böylelikle okuyucuların da bu çalışmanın daha da olgunlaşmasına görüş ve önerileri ile katkıda bulabileceklerini düşünüyorum. Okumaya devam et

İnsan Hakları

İnsan Haklan; “İnsanın doğasından kaynaklanan, bireylerin insan olma sıfatı dolayısıyla, insanlık onurunun gereği olarak sahip olduğu ve hiçbir iktidarın tanımasına ve korunmasına bağlı olmayan, diğer bir anlatımla Devletler ve iktidarlar tanımasa da, saygı göstermese de, yine varlıklarını devam ettiren, niteliklerini kaybetmeyen ve Devletin saygı göstermesi, karışmaması yanında, gerçekleşmesi için çaba göstermesi de gereken tüm hak ve özgürlükler” olarak tanımlanabilir.

10 Aralık 1948 tarihinde Birleşmiş Milletler insan Hakları Evrensel Bildirisi’nin ilanıyla birlikle, İnsan Hakları Devletlerin içişi olmaktan çıkmış ve evrenselleşmiştir. Bu bildiri, devletleri hukuksal hiç bir yükümlülük altına sokmamakla birlikte, Birleşmiş Milletlerin içinde ve dışında bir çok sözleşmeye ilham kaynağı olmuştur. Gerçekten, bu tarihi bildiriyi Çocuk Haklan Bildirisi gibi başka Bildiriler ve anılan bildiride yer alan hakları hukuksal güvenceye kavuşturmayı amaçlayan, gerek BM çerçevesinde gerekse Avrupa insan Hakları Sözleşmesi gibi bölgesel düzeyde Sözleşmeler izlemiştir. Günümüzde, geniş ve zengin bir uluslararası insan hakları mevzuatı oluşmuş, yeni ve bağımsız bir hukuk dalı, “İnsan Haklan Hukuku” ortaya çıkmıştır. Okumaya devam et

T.C. Anayasası ve İnsan Hakları

Çağdaş Devletlerde, anayasal kurumlar ve politikalar hukuk kurallarına tabidir. Kurumların örgütlenmesini ve işleyişini belirleyen bu kurallar vatandaşlar kadar siyasi erki kullananlar için de uyulması mecburidir. Anayasal kurum ve politikalara uygulanan bu hukuk kuralları bir devletin anayasasını oluşturur.

Modern Türkiye’nin halen yürürlükteki Anayasası bilindiği gibi 1982 tarihlidir. “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi Hakkında 4709 Sayılı Yasa” ile 1982 tarihli T.C Anayasasında gerçekleştirilen kapsamlı ve önemli değişiklikler, Anayasanın son şeklini içeren doğru ve kullanışlı bir metnini hazırlayarak yayınlama düşüncemizi ortaya çıkarmıştır.

Değişiklik teklifi, Türkiye Büyük Millet Meclisinde Grubu bulunan Siyasî Partilerin eşit şekilde temsil edildiği Partilerarası Uzlaşma Komisyonunca hazırlanmıştır. 37 maddelik teklifin 34 maddesi kanunlaşmış, Cumhurbaşkanı tarafından referanduma sunulan 86. madde ise, 4720 sayılı yasa ile yeniden düzenlenmiştir.

Sözkonusu değişiklikler bağlamında; Okumaya devam et

Uyuşturucu Maddeler ve Suçları


Uyuşturucu madde kavramı, çeşitleri ve etikleri.

Alışkanlık, itiyat, iptila, bağımlılık, yoksunluk ve tolerans kavramları.

İstatistiklerle dünyada ve ülkemizde uyuşturucu maddeler sorunu.

Avrupa ülkeleri mevzuatlarının karşılaştırmalı incelemesi

Öğreti ve uygulamada uyuşturucu madde suçları.

Adli Tıp açısından uyuşturucu maddeler sorunu.

Uyuşturucu madde suçlarına ilişkin en son Yargıtay İçtihatları (1992-1997)

Uyuşturucu Maddelerin Murakebesi Hakkında Kanun

Uyuşturucu Maddelerle ilgili Kanun

Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine Dair Kanun

1961-1971-1988 BM Sözleşmeleri ve Diğer ilgili mevzuat

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve Uygulaması

Çağımızda, bir ülkenin uygarlıktaki yeri maddi ilerlemesi yanında, insan haklarını güvence altına alması ve gerçekleştirmesi derecesi ile de ölçülmektedir. Hatta günümüzde insan hakları, siyasal meşruluğun temel ölçütü haline gelmiştir. Devlet, bu haklara dayandırılmalı ve bütün uygulamalarında bu hakları gözetmelidir. Sözkonusu hakların ihlali durumunda ise, bireylere uygun ve yeterli hak arama olanağı sağlanmalıdır. Hiç kuşkusuz bu konuda temel rol ve görev yargı organları ve hukukçular başta olmak üzere uygulamacılarındır.

Bilinmelidir ki, insan hakları, bazen yanlış olarak sunulduğu gibi, ‘ayrılıkçı’ ve istikrarsızlaştırıcı ‘marjinal’ talepler değil; aksine, fertlerin ve toplumsal grupların birarada yaşama iradesini birleştirerek genel bir hoşgörü, uzlaşı ortamı ve iç barış yaratan bir ‘üst’ değerdir.

AİHS hükümlerinin açıklanmasını AİHM’nin somut durumlarda sözkonusu hükümleri yorumlama ve uygulaması çerçevesinde ele alan eserin ilk baskının büyük ilgi görmesi ve kısa sürede tükenmesiyle birlikte bu yeni baskı gündeme geldi. Okumaya devam et

Kara Ekonomi ve Aklama Suçu

Kayıtdışı ekonominin bir kesimini oluşturan kara ekonomi, başta uyuşturucu kaçakçılığı olmak üzere, olağanüstü tutarlarda karapara doğuran genelde sınıraşan çok sayıda suç faaliyetini içerir. Bunu izleyen aşamada ise, karaparanın yasallaştırılmasına imkân veren aklama işlemi devreye girmektedir. Aklanan suç gelirleri, yine kazanç sağlayıcı suç faaliyetlerinde kullanılarak, birbirini besleyen bir suç-kazanç zinciri sarmalı halinde, sosyal, ekonomik ve demokratik yapıları da tahrip eden kara ekonomiye altyapı oluşturmaktadır.

Dünya kara sandığının tutarı 1 ilâ 2 trilyon dolar arasında tahmin edilmektedir. Bu para vasıtasıyla ve özellikle yolsuzluk, şantaj, haksız rekabet gibi metotlarla kamusal hayatın ve malî dolaşımların denetimi yoluyla, sınıraşan suç örgütleri 21. yüzyıla damgasını vuracak küresel bir kabus olma yolunda ilerlemektedir. Günümüzde, küreselleşen kara ekonomi içinde para aklama, sınıraşan örgütlü suç faaliyetlerinin doğal bir boyutu haline gelmiştir. Artık, mafyalar daha hızlı ve daha beyaz yıkamaktadır. Okumaya devam et

Karaparanın Aklanması ve Suçları

Karaparanın aklanması suç tarihi kadar eskidir. Devletin ve yasa uygulayıcıların dikkatini çekmemesi için paranın kaynağını gizlemek gerekir. Para, yasal ticari girişimlere aktarılabilmek için önce “aklanmak” zorundadır. Ayrıca tekrar uyuşturucuya yatırım yapma gibi yasadışı ilere aktarılabilmesi içinde önce aklanması gerekir.

Dünyada her yıl, suç örgütleri tarafından uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere diğer yasadışı işlerden elde edilen milyarlarca dolar, çeşitli ve karmaşık yöntemlerle aklanmakta yani temiz ve yasal bir para gibi mali sisteme sokulmaktadır. Bu paralar, daha sonra yeniden uyuşturucu ticareti ve diğer organize suçlara yatırılmakta; bu para sayesinde suçlular politik ve ekonomik sisteme nüfuz etmektedir.

KİTABIN İÇERİĞİ

Karaparanın Hukuki, mali, ekonomik aktüel boyutları ve ilgili mevzuat.

Uygulamada Yoklama Kaçağı bakaya ve Saklı Suçları ve İlgili Mevzuat

 

Askeri Ceza Kanununu 63. maddesi, bakayaları, yoklamna kaçaklarını ve kendilerini nüfus kütüğüne kaydettirmeyen saklıları, gecikme süresine, kendiliklerinden gelmelerine veya yakalanmalarına bakarak çeşitli cezalara çarptırmaktadır. Kısacası, bu maddde de mevzuat askerlik öncesi suçlar cezalandırılmaktadır. AsCK genelde asker kişilere uygulanmasına ve bu suçların faillerinin de asker kişi değil, sivil şahıslar olmasına rağmen yasadaki açıklık dolayısıyla AsCK uygulanır.

KİTABIN İÇERİĞİ

 

Askeri Ceza Kanununu 63. maddesi, Her yükümlüyü ilgilendiren genel açıklamalar.

Suçların sistematik açıklaması.

Konularına göre Askeri Yargıtay Kararları

En son değişiklerle Askerlik Kanunu ve Yedek Subay Kanunu

 

 

Teori ve Uygulamada Suçluların İadesi ve Hükümlülerin Nakli


Aktif ve Pasif Suçluların İadesi Usullüri

Suçluların Uluslararası Mahkemeleri Teslimi

İade Amacıyla Geçici Tutuklama

INTERPOL ve Uluslararası Arama Şekilleri

Sanık ve Hükümlüler Hakkında Kırmızı Bülten Çıkartılması

Pasaport Kanununun 22. Maddesi Uyarınca Yurtdışındaki Suçluların Yurda Avdetlerinin Sağlanması

EUROPOL ve AB İade Hukuku

Yurtdışından Türkiye’ye ve Türkiye’den Yurtdışına Hükümlülerin Nakli

İlgili Çok taraflı ve İkili Uluslararası Sözleşmeler

Adalet Bakanlığı Genelgeleri

İlygili Yargıtay, Danıştay ve İtalyan Yargıtayı Kararları

Uygulamadan Örnek Karar, Yazı ve İstatistikler

Fransızca-Türkçe Modern Hukuk Sözlüğü

Fransızca her ne kadar XIX. yüzyıldaki bir numaralı diplomasi ve uluslararası ilişkiler dili olma özelliğini günümüzde İngilizceye bırakmışsa d a, yine de önemini sürdürmektedir. Bu bağlamda, Avrupa Konseyi’nin, dolayısıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin İngilizceyle birlikte ikinci,  Avrupa Toplulukları Adalet Divanının ise yegane resmi dili olduğu, ayrıca BM’lerin resmi dilleri arasında yer aldığı ve Frankofon ülkelerin sayısının 50’yi bulduğu hatırlanmalıdır. Ülkemizin idari yargı sisteminin tamamen Fransa’an etkilenmiş olması Medeni Kanun ve Medeni Usul Yasamızın kaynak metinlerinin ve adaylık sürecinde olduğumuz Avrupa Birliği mevzuatının önemli bölümünün Fransızca olması bu dili Türk hukukçuları açısından özellikle önemli kılmaktadır.

Sözlükte, Fransızca terimler mümkün olduğunca Türk hukuk dilindeki tam kelime ya da terim karşılığıyla verilmeye çalışılmış, karşılığı olmayan terimler ise tercümesi verildikten sonra açıklaması yapılmıştır. Okumaya devam et