Avrupa Konseyi Çerçevesinde Terörle Hukuki ve Kurumsal Mücadele

ÖZET

Avrupa planında en geniş bölgesel hükümetlerarası örgüt olan Avrupa Konseyi (AK) 1949 yılından beri, temel değerler olarak benimsediği insan haklarının, hukuk devletinin ve çoğulcu demokrasinin korunması için çaba göstermektedir.

 Üyeleri terörizm problemiyle karşılaşan AK, üye ülkelerin ve örgütün faaliyetlerinin çerçevesini çizmeye yönelik hukuki mekanizmalar geliştirmiştir. Terör, örgüte üye devletlerin birçoğunu etkilediğinden, AK’nin dayandığı temel değerlere ve demokratik hukuk devletine ağır bir tehdit oluşturan bu can alıcı soruna karşı ortak çözümler bulmak gerekmiştir.

AK Avrupa’ya yönelik terörizmin karakteristiklerine uygun olarak üye devletleri daha etkili ve koordineli bir şekilde terörle mücadeleye seferber etmek üzere önemli bir hukuki çerçeve oluşturmuştur. Ayrıca hukuki belgelerin etkili şekilde uygulanmasının izlenmesi ve terör eylemlerine ilişkin yeni yönelimlere karşı çözümler geliştirilmesi için kurumsal mekanizmalar da geliştirilmiştir.

AK’nin fiili kurucu üyesi sayılan Türkiye, terörden en çok etkilenen üye ülkelerden biri olarak, terörle mücadele alanındaki AK çalışmalarına etkin bir şekilde katılmaktadır. Bu açıdan çalışma AK’ nin üye ülkelerin demokratik hukuk devletine dayanan sistemlerine karşı ciddi bir tehdit oluşturan bu önemli soruna karşı hukuki ve kurumsal mücadelesini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Daha Fazlasını Oku

Rumi’s Aproach to Human Rights and Freedoms

ABSTRACT

From the 13th century to the present day, Mevlânâ Celâleddin Mohammed has continued to guide whosoever wants to know himself/herself, to understand the meaning of life and to find the truth. Rumi is, without doubt, one of those universal personalities whose biographies, works and world of thought are deeply analysed. Especially the Masnavi, the most renowned work of Rumi, is a unique piece which enables us to understand his immense world of thoughts. It has been known that humanity, justice and freedom have an important role in his system of thought.

It is a well-known historical fact that instability, conflicts and human rights violations were extensive in the world, especially in Anatolia in the 13th century, the period during which Rumi lived. When his life, social relations, close contacts with administrators and scholars and the universality of his messages are taken into consideration, it can be concluded that his opinions may be helpful to find solutions to universal problems that communities and humanity face today. And the protection and development of human rights and freedoms certainly rank first among these issues. However there is not sufficient academic research on the lawyer and thinker identity of Rumi, who was a versatile wise man, and the reflection of his identity on his books. Daha Fazlasını Oku

AVRUPA BİRLİĞİ MÜKTESABATINDA YABANCILARIN AİLE VE ÖZEL HAYAT HAKKI ÇERÇEVESİNDE KORUNMASI

Avrupa Birliği Temel Haklar Şartı, Avrupa insan Hakları Sözleşmesi gibi yaban­cıların özel ve aile hayatı hakkını ayrıca düzenlememektedir. Yabancılar yönünden bu hak Avrupa Toplulukları Adalet Divanı (ATAD) ve Avrupa İnsan Hakları mahkemesi (AİHM) içtihatlarına dayalı olarak çıkartılan AB mevzuatından kaynaklanmaktadır. Ulus üstü bir örgütlenme olan Avrupa Birliği Avrupa Birliği Maastricht Antlaşması ile Birliğe üye devletlerin vatandaşları için, ülkelerinin vatandaşlığını tamamlayıcı olarak “Birlik yurttaşlığı” kavramını benimsemiştir. Dolayısıyla Birlik vatandaşı olmayanlar AB hukuku açısından yabancıdırlar. Avrupa Toplulukları Adalet Divanı Birlik vatandaşı yabancı eşlerin aile ve özel hayat haklarını tanımak için Avrupa yurttaşlığına dayanmıştır.

Anahtar Kelimeler: Avrupa Birliği, Avrupa toplulukları Adalet Divanı, Aile Birleşimi Hakkı, İkincil Koruma, geçici Koruma

Daha Fazlasını Oku

ÇÖZÜM SÜRECİNDE MEVLANA'DAN İLHAMLAR

 

Büyük ve çok yönlü bilge Mevlânâ 13. yüzyıldan günümüze kendini tanımayı, hayatın anlamını anlamayı, gerçeği bulmayı isteyen bireyler kadar siyasi, hukuki ve sosyal sorunlarına çözüm arayan toplumlar için de eşsiz bir ilham hazinesidir. Onun Anadolu Selçuklu devletinin enkazı üzerinde, Osmanlı devleti olarak yükselecek ve üç kıtanın en önemli bölgelerini bir barış ve huzur havzası yapacak büyük bir medeniyeti hazırlayan ve ortaya çıkartan en önemli dinamiklerden biri olduğu tartışılmaz bir veridir.

Dr. Ergin ERGÜL

Gelenekten Geleceğe Dergisi, Yıl 1, Sayı 3.

ULUSLARARASI HUKUK VE TÜRK MEVZUATINDA YABANCI KAVRAMI VE TÜRLERİ

ÖZET

‘Yabancı’, gerek uluslararası hukuk gerek iç hukukun değişik dallarında önemli bir kavramdır. Hukuk sistemleri yabancılar hakkında vatandaşlardan farklı düzenlemeler öngörebilmektedir. Bu düzenlemeler yabancıların türleri­ne göre de farklı nitelik alabilmektedir. Çalışma yabancı kavramı ve türlerini uluslararası hukuk ve Türk hukuku ekseninde incelemektedir. Türk hukukun­da, yabancı kategorilerinden özellikle mülteci ve sığınmacı ile göçmen tanım­larının uluslararası hukuktan farklılık arz ettiği görülmektedir. Yeni mevzuat çalışmalarında iç hukuk hükümlerinin uluslararası düzenlemelere paralel hale getirilmesinde yarar vardır.

 

Anahtar Kelimeler: Yabancı, Vatansız, Sığınmacı, Mülteci, Göçmen.

  Daha Fazlasını Oku

İKİNCİ DİL EDİNMEDE HAYAL GÜCÜNÜ KULLANMA (2)

Kendinizi, ikinci dil edinme hedefinizi gerçekleştirmiş olarak hayal etmeniz, bilinçaltı gerçek ile hayali ayırt etmediğinden beyninizi istediğiniz sonuca inandırır, bu da sizi sonuca ulaştıracak olan hedefiniz doğrultusundaki adımları daha zevkle ve kolay atmanızı sağlar. Mevlana’nın dediği gibi, “Kim sonu daha fazla görürse daha kutludur. Daha ciddiyetle işe sarılır, ekin eker de daha fazla meyve toplar.”

Endişelenmeyi alışkanlık haline getiren insanlar, mesleki yaşamlarında başarısız olacakları düşüncesi ile, içsel zihinde canlandırma tekniği ile en olmayacak senaryolar üreterek kendi geleceklerini oluşturabilmektedirler. Her düşünce ve davranış, bir iç ses, duygu ve iç görüntüden oluşur. Düşüncenin karakteri bu iç unsurların kalitesine bağlıdır. Aslında olumlu bir insan, olumlu düşünceler, olumsuz insan ise olumsuz sonuçlar üretmektedir. “Korkulan başa geldi ” cümlesi, günlük dilde kullanılan güzel bir örnektir. Başarılı liderler ve sporcuların dikkat çekici özelliği, başarılarını bir gerçeklik haline gelmeden çok önce zihinlerinde yaşatmalarıdır. Zihinsel prova, gerçekten de bir karşılaşmaya hazırlanmak için zihinsel imgelerden yararlanan sporcuların, veya bir toplantıyı yöneten liderin olağanüstü başarılar elde etmesine yol açmaktadır. Daha Fazlasını Oku

İKİNCİ DİL EDİNMEDE HAYAL GÜCÜNÜ KULLANMA (1)

 Albert Einstein hayal gücünün bilgiden daha önemli olduğunu söyler. Ancak, bu yeteneğimizin gücünü bize en iyi Mevlana hatırlatmaktadır: “Hayalin, değersiz şeyleri altın yapan bir simyadır.”

Size doğuştan bahşedilen yeteneklerinizin ancak % 20’ni kullanıyorsunuz. Geri kalan %80’ni ise tesadüfi bir biçimde kullanmaktasınız. Oysa hayal edip, hayalleriniz doğrultusunda adım attığınızda farkında olmadığınız yetenekleriniz ortaya çıkar.

Bir resim bin kelimeye bedeldir. Bir resim, içerdiği ayrıntılar nedeniyle çok zengin bir veritabanı gibidir. Onun için Mevlana “Gözün bir an için gördüğünü, dil yıllarca söylese anlatamaz.” der. Zihinde canlandırmaya da görselleştirme, zihninizde bir resim oluşturmak demektir. Bu, ne kadar, net ve canlı bir resim olursa o kadar iyidir. Görselleştirmenin anahtarı ayrıntıya inmektir. Daha Fazlasını Oku

İKİNCİ DİL EDİNMEDE MOTİVASYONUN GÜCÜ (2)

Aslında ülkemizde güçlü bir “öğrenme nedeni” ve gerekli motivasyonu sağlayabilmek için sarı sayfalardaki iş ilanlarına bir göz atmak bile yeterli olabilir.

İkinci bir dil çoğu zaman bir amaç değil, hedefe taşıyan çok önemli bir araçtır ve bu yüzden geleceğe yönelik kesinlik kazanmış bir perspektifinizin olması dil edinme sürecinde çok önemli bir rol oynar.

Bir ikinci dil edinmeyi  niçin istiyorsunuz? Bu soruya vereceğiniz cevabı ciddi bir şekilde düşünün.

Bu kitabı niçin okuyorsunuz? Bir dili nasıl ve hangi tekniklerle kolay öğreneceğinizi bilmek için. Peki, edineceğiniz dilden hangi amaçla yararlanmak istiyorsunuz? Daha Fazlasını Oku